Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Nedir? Şartlar ve Tapu İptal Davası
- Göktuğ Sütlüoğlu
- 7 gün önce
- 3 dakikada okunur

Miras hukuku, aile bireyleri arasındaki ilişkilerin en hassas olduğu alanlardan biridir. Kimi zaman mirasbırakan (muris), sağlığında çeşitli nedenlerle (erkek çocuğu üstün tutma, eşi koruma, kız çocukları mirastan mahrum etme vb.) mal varlığını belirli kişilere devretmek isteyebilir.
Hukukumuzda "Muris Muvazaası" olarak tanımlanan ve halk arasında "Mirastan Mal Kaçırma" olarak bilinen bu durum, diğer mirasçıların haklarını zedeleyen yaygın bir sorundur. Sütlüoğlu Hukuk Bürosu olarak bu yazımızda; muris muvazaasının hukuki boyutunu, Yargıtay uygulamalarını, üçüncü kişilerin durumunu ve tapu iptal tescil davasının kritik detaylarını inceleyeceğiz.
Muris Muvazaası Nedir?
Muris muvazaası; mirasbırakan kişinin, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmaz malları tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi bedelli bir işlemmiş gibi göstererek devretmesidir.
Burada temel amaç, mirasçıların miras haklarını (çoğu olayda saklı pay dâhil) fiilen bertaraf etmektir. Türk hukukunda bu konunun temeli, 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile şekillenmiştir. Bu yerleşik içtihada göre:
Görünürdeki işlem (Satış): Tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için muvazaa nedeniyle,
Gizli işlem (Bağış): Taşınmaz bağışına ilişkin resmi şekil şartlarına uyulmadığı için şekil eksikliği nedeniyle geçersiz kabul edilir.
Muris Muvazaasının Unsurları
Bir devir işleminin muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) olarak nitelendirilebilmesi için şu dört unsurun bir arada bulunması gerekir:
Görünürdeki İşlem: Tarafların tapuda yaptıkları, ancak gerçekte istemedikleri işlemdir (Genellikle satış veya bakım akdi).
Muvazaa Anlaşması: Tarafların, görünürdeki işlemin sadece başkalarını (mirasçıları) aldatmak için yapıldığı konusunda kendi aralarında anlaşmalarıdır.
Gizli İşlem (Bağış): Tarafların gerçek iradelerine uyan ancak tapuda gizledikleri bedelsiz devir işlemidir.
Mirasçıları Aldatma Kastı: Mirasbırakanın asıl amacının belirli mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmak olmasıdır.
Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davasını Kimler Açabilir?
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre; saklı pay sahibi olsun veya olmasın, miras hakkı ihlal edilen tüm mirasçılar bu davayı açabilir. Bu kapsam, her somut olayda yalnız “yasal mirasçılar” ile sınırlı değerlendirilmez; miras hakkı ihlali bulunan hallerde atanmış mirasçıların da dava hakkı tartışılabilir.
Önemli Not: Genel kural olarak mirası reddedenler (reddi miras), mirastan feragat edenler veya mirastan çıkarılanlar bu davayı açamaz. Ancak feragat veya çıkarma işleminin geçerliliği hukuken tartışmalı ise durum değişebilir.
Dava Kime Karşı Açılır? (Üçüncü Kişilerin Durumu)
Bu dava kural olarak taşınmazın tapu malikine (taşınmazı devralan kişiye) karşı açılır. Ancak taşınmaz el değiştirmişse süreç karmaşıklaşabilir:
Kötüniyetli Devir: Taşınmazı devralan kişi durumu biliyorsa dava ona yöneltilir.
İyiniyetli Üçüncü Kişi (TMK m.1023): Eğer taşınmaz iyiniyetli bir üçüncü kişiye geçmişse, Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi gereği "tapu siciline güven ilkesi" devreye girer. Bu durumda tapu iptali her zaman mümkün olmayabilir. Somut olayın niteliğine göre üçüncü kişinin kötüniyetinin ispatı veya tazminat davası açılması seçenekleri değerlendirilmelidir.
Zamanaşımı Süresi Var Mıdır?
Genel kural olarak muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında, işlem baştan itibaren geçersiz kabul edildiğinden zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Mirasbırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir.
İstisna (Kadastro Kanunu): Eğer uyuşmazlık, kadastro tespiti veya kesinleşmesi ile bağlantılı bir zeminde yürüyorsa, Kadastro Kanunu m.12/3 kapsamında 10 yıllık hak düşürücü süre tartışması gündeme gelebilir. Bu nedenle dosyanın “klasik muris muvazaası” mı yoksa “kadastro bağlantılı” bir ihtilaf mı olduğu, davanın başında uzman bir avukat tarafından tespit edilmelidir.
İspat Yöntemleri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Muris muvazaası davalarında ispat yükü, davayı açan mirasçıdadır. "Muvazaa" gizli bir anlaşma olduğundan, senetle ispat zorunluluğu yoktur; hayatın olağan akışına aykırı durumlar delil olarak kullanılabilir. Mahkeme şu kriterleri inceler:
Mirasbırakanın Maddi Durumu: Malı devreden murisin o tarihte paraya ihtiyacı olup olmadığı.
Alıcının Alım Gücü: Taşınmazı devralan kişinin (örneğin geliri olmayan bir evladın) o bedeli ödeme gücü var mıydı?
Fahiş Fiyat Farkı: Tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın o tarihteki gerçek değeri arasındaki fark.
Ödeme İzleri: Bedelin gerçekten ödendiğine dair banka kaydı veya dekont var mı?
Fiili Kullanım: Taşınmazı kim kullanıyor, kira gelirini kim alıyor?
Aile İçi İlişkiler: Murisin devri yaptığı kişiyle ve diğer mirasçılarla olan husumeti.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Hukuki Destek
Süreci hızlı, usule uygun ve hak kaybı doğurmayacak şekilde yürütmek için profesyonel hukuki destek almanız önemlidir.
Hukuki Sorularınız İçin Bizimle İletişime Geçebilirsiniz Bu konuda daha fazla bilgi almak, kişisel durumunuzu değerlendirmek ya da görüşme talebinde bulunmak isterseniz bizimle doğrudan iletişim kurabilirsiniz. WhatsApp üzerinden ulaşmak için tıklayın




Yorumlar