top of page

Ecrimisil Nedir?

  • Yazarın fotoğrafı: Göktuğ Sütlüoğlu
    Göktuğ Sütlüoğlu
  • 20 saat önce
  • 5 dakikada okunur
ecrimisil avukat rize/ardeşen

Ecrimisil, bir taşınmazın hak sahibinin izni veya hukuken geçerli bir kullanım hakkı bulunmaksızın kullanılması nedeniyle gündeme gelen tazminattır. Uygulamada “haksız işgal tazminatı” olarak da adlandırılır.


Ecrimisil kira bedeli değildir. Taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi kurulmasını sağlamadığı gibi, ecrimisil ödenmesi de kural olarak taşınmazı kullanmaya devam etme hakkı vermez.


Ecrimisilin Hukuki Dayanağı


Türk Medeni Kanunu’nun 995. maddesine göre iyiniyetli olmayan zilyet; geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız olarak elinde tutması nedeniyle hak sahibine verdiği zararlardan ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerden sorumludur. Özel hukukta ecrimisil talebinin temel dayanaklarından biri bu düzenlemedir.


Bu kapsamda ecrimisil yalnızca taşınmazın emsal kira bedeline indirgenmez. Taşınmazın kullanım biçimine göre hak sahibinin mahrum kaldığı gelir, taşınmazdan elde edilen ürünler veya haksız kullanım nedeniyle ortaya çıkan diğer ekonomik kayıplar da değerlendirmeye alınabilir.


Ecrimisil Talep Etmenin Şartları Nelerdir?


Özel hukuk bakımından ecrimisil talebinde kural olarak şu hususlar incelenir:


1. Talepte bulunan kişinin taşınmaz üzerinde hak sahibi olması


Ecrimisil talebinde bulunan kişinin malik, paydaş, mirasçı veya taşınmazdan yararlanma hakkına sahip başka bir kişi olması gerekebilir. Tapu kaydı, mirasçılık belgesi ve ilgili sözleşmeler bu nedenle önem taşır.


2. Taşınmazın hukuki dayanak olmaksızın kullanılması


Kullanımın geçerli bir kira sözleşmesine, kullanım hakkına, intifa hakkına, aile hukukundan doğan bir hakka veya hak sahibinin açık ya da örtülü rızasına dayanıp dayanmadığı araştırılır.

Başlangıçta hukuka uygun olan kullanım, dayanağın sona ermesinden sonra haksız hâle gelebilir. Örneğin, verilen kullanım izninin geri alınması veya sözleşmenin sona ermesi sonrasında taşınmazın kullanılmaya devam edilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.


3. Kullanıcının iyiniyetli olmaması


Özel hukuk ecrimisilinde taşınmazı kullanan kişinin kullanım hakkı bulunmadığını bilmesi veya durumun özelliklerine göre bilmesi gerekmesi önemlidir. İyiniyet ve kötüniyet değerlendirmesi her somut olayın şartlarına göre yapılır.

Kamu taşınmazlarında uygulanan idari ecrimisilde ise 2886 sayılı Kanun gereğince işgalcinin kusuru aranmaz.


4. Talep edilen kullanım döneminin belirlenebilmesi


Taşınmazın kim tarafından, hangi tarihler arasında, ne kadarının ve hangi amaçla kullanıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Özellikle ortak kullanılan veya birden fazla yapının bulunduğu taşınmazlarda fiilî kullanım alanının doğru belirlenmesi önem taşır.

Paydaşlar Arasında Ecrimisil ve İntifadan Men

Bir taşınmazın paydaşlardan biri tarafından kullanılması, tek başına her durumda ecrimisil ödenmesini gerektirmez. Paylı veya elbirliği mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda, diğer paydaşın taşınmazdan yararlanma isteğini kullanan paydaşa bildirmiş olması gündeme gelebilir. Bu durum uygulamada intifadan men olarak adlandırılır.

Yargıtay uygulamasında kural olarak, ecrimisil istenen dönemden önce davacı paydaşın taşınmazdan veya taşınmazın gelirinden yararlanmak istediğinin diğer paydaşa bildirilmesi aranmaktadır. İntifadan men olgusu, somut olayın özelliklerine göre ihtarname, yazışma, önceki dava veya başka delillerle ispatlanabilir.

Bununla birlikte yargısal uygulamada intifadan men koşulunun aranmadığı istisnai durumlar da kabul edilmektedir. Örneğin;

  • Taşınmazın doğal ürün veren veya kiraya verilerek gelir elde edilen bir yer olması,

  • Taşınmazı kullanan paydaşın diğer paydaşın hakkını tamamen inkâr etmesi,

  • Paydaşlar arasında kullanım biçiminin daha önce belirlenmiş olması,

  • Aynı taşınmaz hakkında daha önce elatmanın önlenmesi veya ecrimisil gibi bir hukuki sürecin başlatılmış olması

hâllerinde farklı değerlendirmeler yapılabilir. Bu istisnaların kapsamı somut olay ve güncel içtihatlar çerçevesinde incelenmelidir.


Ecrimisil Nasıl Hesaplanır?


Ecrimisil hesabında tek ve değişmez bir formül bulunmamaktadır. Hesaplama, taşınmazın niteliğine ve kullanım biçimine göre bilirkişi incelemesiyle yapılabilir.


Değerlendirmede özellikle şu unsurlar dikkate alınabilir:


  • Taşınmazın bulunduğu yer ve çevresel özellikleri,

  • Yüzölçümü ve fiilen kullanılan bölüm,

  • İmar ve hukuki durumu,

  • Konut, işyeri, tarım veya depolama gibi kullanım amacı,

  • Aynı bölgede bulunan emsal taşınmazların kira bedelleri,

  • Taşınmazdan elde edilen ürün veya ticari gelir,

  • Haksız kullanımın başlangıç ve sona erme tarihi,

  • Taşınmazın kullanım kabiliyetini etkileyen fiziksel özellikler.


Konut veya işyeri niteliğindeki taşınmazlarda emsal kira bedelleri öne çıkabilir. Tarım arazilerinde ise ürün verimi, üretim giderleri, ekim biçimi ve ilgili dönemin tarımsal

verileri incelenebilir.


Hazine taşınmazlarında da kullanım şekli, emsal bedeller, taşınmazın fiilî ve hukuki durumu ile elde edilen gelir gibi değerleme unsurlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.


Görevli ve Yetkili Mahkeme


Özel hukuk kaynaklı, bağımsız ecrimisil taleplerinde kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça malvarlığı haklarına ilişkin davalar asliye hukuk mahkemelerinde görülür.


Ancak taraflar arasında kira ilişkisi bulunması, talebin Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanması veya başka bir özel görev kuralının uygulanması hâlinde görevli mahkeme değişebilir.


Sadece para alacağı niteliğindeki bir ecrimisil talebinde genel yetki kuralları gündeme gelebilir. Ecrimisil talebi elatmanın önlenmesi veya zilyetliğin korunmasına ilişkin bir taleple birlikte ileri sürülüyorsa taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisi ayrıca değerlendirilmelidir. HMK’nın 12. maddesi, taşınmazın aynına veya zilyetliğine ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kabul etmektedir.


Ecrimisilde Süreler


Yargıtayın yerleşik uygulamasında ecrimisil talepleri bakımından kural olarak beş yıllık zamanaşımı kabul edilmektedir. Talep edilebilecek dönem genellikle dava tarihinden geriye doğru hesaplanır. Zamanaşımının kesilmesi veya durması, önceki dava ve takipler ile tarafların işlemlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.


Paydaşlar arasındaki uyuşmazlıklarda intifadan men tarihi, ecrimisilin başlangıç dönemini ayrıca etkileyebilir.


Sık Yapılan Hatalar


Ecrimisili kira bedeli olarak değerlendirmek


Ecrimisil bir kira sözleşmesine dayanmaz. Ecrimisilin ödenmesi, kullanıcıya geleceğe yönelik kullanım hakkı sağlamaz.


Kullanım başlangıç tarihini belgelememek


Haksız kullanımın ne zaman başladığı belirlenemediğinde talep edilebilecek dönem ve miktar tartışmalı hâle gelebilir.


Paydaşlar arasında intifadan men konusunu incelememek


Paydaşın taşınmazı kullanması her durumda kendiliğinden kötüniyetli kullanım sayılmaz. İntifadan men koşulu ile içtihatlarda kabul edilen istisnalar birlikte incelenmelidir.


Emsal taşınmazları yeterince karşılaştırmamak


Emsal kira bedellerinin aynı bölge, dönem, kullanım şekli ve fiziksel özellikler bakımından karşılaştırılabilir olması gerekir.


İhbarname ve tebligat tarihlerini gözden kaçırmak


Kamu ecrimisilinde düzeltme ve dava süreleri tebliğ tarihleri üzerinden hesaplanır. Usulüne uygun tebligat, süre başlangıcının belirlenmesinde önemlidir.


Ecrimisil ödenince tahliye yapılamayacağını düşünmek


Ödeme yapılmış olması, kural olarak haksız kullanımı hukuka uygun hâle getirmez ve taşınmazı kullanma hakkı doğurmaz.


Sık Sorulan Sorular


Ecrimisil ile kira bedeli aynı mıdır?


Hayır. Kira bedeli bir sözleşmeye dayanırken ecrimisil, hukuki dayanağı bulunmayan kullanım nedeniyle talep edilen tazminattır.


Malik olmayan bir kişi ecrimisil isteyebilir mi?


Taşınmaz üzerinde pay, miras hakkı, intifa veya başka bir yararlanma hakkı bulunan kişiler de somut olayın özelliklerine göre talepte bulunabilir. Talepte bulunan kişinin hukuki sıfatını ispatlaması gerekir.


Mirasçılar birbirinden ecrimisil isteyebilir mi?


Miras ortaklığına dâhil bir taşınmazın yalnızca bazı mirasçılar tarafından kullanılması hâlinde ecrimisil gündeme gelebilir. Ancak intifadan men, fiilî kullanım biçimi, mirasçıların anlaşmaları ve taşınmazın gelir getirip getirmediği değerlendirilmelidir.


Geçmişe dönük kaç yıllık ecrimisil istenebilir?


Özel hukuk ecrimisilinde Yargıtay uygulamasında kural olarak dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem dikkate alınmaktadır. Kamu ecrimisilinde ise 2886 sayılı Kanun, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı aşmayan bir dönem öngörmektedir.


Ecrimisil için ihtarname göndermek zorunlu mudur?


Üçüncü kişinin haksız kullanımında her durumda önceden ihtar gönderilmesi zorunlu olmayabilir. Ancak paydaşlar arasındaki uyuşmazlıklarda intifadan men koşulunun ispatı bakımından bildirim önem taşıyabilir.


Ecrimisil ödenmesi taşınmazda kalma hakkı verir mi?


Kural olarak hayır. Ecrimisil ödemesi kira sözleşmesi oluşturmaz ve tahliye talebini ortadan kaldırmaz.


Ecrimisil bedeline nasıl itiraz edilir?

Özel hukukta talep edilen bedel ve hesaplama yöntemi dava sırasında deliller ve bilirkişi incelemesiyle tartışılabilir. İdari ecrimisilde ise ihbarnameye karşı idari düzeltme başvurusu ve iptal davası gündeme gelebilir.

Ecrimisil davası ile tahliye aynı şey midir?

Hayır. Ecrimisil geçmiş dönemdeki haksız kullanımın parasal karşılığına ilişkindir. Tahliye veya elatmanın önlenmesi ise haksız kullanımın sona erdirilmesini amaçlar. Şartları varsa bu talepler birlikte ileri sürülebilir.


Sonuç


Ecrimisil uyuşmazlıklarında taşınmazın kime ait olduğu kadar, kullanımın hangi hukuki ilişkiye dayandığı, ne zaman haksız hâle geldiği ve taşınmazdan kimin ne şekilde yararlandığı da önemlidir.


Özel mülkiyete konu taşınmazlarda kötüniyetli kullanım, intifadan men, zamanaşımı ve emsal bedeller incelenirken; kamu taşınmazlarında ihbarname, tebligat, idari başvuru ve dava süreleri öne çıkar.


Görevli mahkeme, dava şartı arabuluculuk, talep edilebilecek dönem ve hesaplama yöntemi somut olayın hukuki niteliğine göre değişebilir. Süreler, deliller ve usul işlemleri bakımından dikkatli hareket edilmesi önemlidir.


Genel Bilgilendirme Notu

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.








Yorumlar


bottom of page