ARDEŞEN / RİZE
Aile Hukuku

Boşanma Davasında HTS Kayıtlarının Delil Niteliği

İçindekiler
Belgeler, dizüstü bilgisayar ve iki alyans içeren temsili görsel.

Boşanma davalarında eşlerden birinin sadakatsiz davrandığı iddiası, telefon arama ve mesajlaşma kayıtlarının incelenmesini gündeme getirebilir. Uygulamada HTS kayıtları olarak anılan bu veriler, hukuka uygun biçimde elde edilip usulüne uygun olarak dosyaya sunulduğunda delil olarak değerlendirilebilir. Ancak bir telefon görüşmesinin gerçekleştiğinin belirlenmesi, görüşmenin içeriğini veya zina eylemini kendiliğinden ispatlamaz.

Bu nedenle HTS kayıtlarının delil olarak kullanılabilmesi ile ileri sürülen boşanma sebebini kanıtlamaya yeterli olması birbirinden ayrılmalıdır. Kayıtların anlamı; görüşmelerin zamanı, sıklığı, süresi, kimler arasında gerçekleştiği ve dosyadaki diğer olgular birlikte incelenerek belirlenir.

HTS kayıtları hangi bilgileri gösterir?

HTS kayıtları, telefon hattı üzerinden gerçekleşen iletişimin trafik bilgilerini içerir. İlgili kaydın kapsamına göre arayan ve aranan numaralar, arama tarihi ve saati, görüşme süresi ile SMS gönderim ve alımına ilişkin bilgiler görülebilir. Bunlar, iletişimin gerçekleşmesine ilişkin teknik verilerdir.

HTS dökümünde telefon konuşmalarının ses kaydı veya SMS mesajlarının metni bulunmaz. Dolayısıyla mahkemenin geçmişe dönük telefon kayıtlarını istemesi, geçmiş konuşmaların dinlenebileceği anlamına gelmez. WhatsApp ve benzeri internet uygulamalarındaki yazışmaların içeriği de GSM operatöründen istenen klasik HTS dökümüyle elde edilemez. Bu uygulamalara ait dijital delillerin elde edilmesi ve değerlendirilmesi ayrı bir inceleme gerektirir.

Mahkemeden HTS kayıtları nasıl istenir?

HTS kayıtlarının getirtilmesi talebinde incelenmesi istenen telefon numarası, ilgili dönem ve kayıtlarla hangi somut olayın ispatlanacağı açıklanmalıdır. Talep, uyuşmazlıkla bağlantılı ve ölçülü olmalıdır. Mahkeme, ispat bakımından gerekli gördüğü kayıtların ilgili kurum veya operatörden getirtilmesine karar verebilir. Delillerin bildirilmesine ilişkin usul kurallarına ve mahkemenin verdiği sürelere uyulması gerekir.

HTS kayıtlarının hukuki niteliği ve ispat gücü

Elektronik veriler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesindeki belge kavramına girer. HTS kayıtları da bu çerçevede boşanma davasında kullanılabilecek belge niteliğindeki delillerdendir. Kanuni istisnalar saklı kalmak üzere HMK m. 198 ve Türk Medeni Kanunu m. 184 çerçevesinde hâkim delilleri serbestçe değerlendirir.

Kayıtların operatör tarafından gönderilmiş olması, bunlardan çıkarılan her yorumun doğru olduğunu göstermez. Örneğin iki hat arasında görüşme bulunduğunu gösteren veri ile bu görüşmenin duygusal bir ilişkiye dayandığı iddiası aynı değildir. HTS kayıtları, zina veya sadakatsizlik bakımından hâkimi bağlayan kesin delil niteliğinde olmayıp somut olayın koşulları içinde değerlendirilir.

Zina ile güven sarsıcı davranış arasındaki ayrım

Zina, TMK m. 161’de düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Sadakat yükümlülüğü ise TMK m. 185’ten doğar ve yalnızca zina eylemiyle sınırlı değildir. Zina düzeyine ulaşmayan davranışlar da koşulları varsa TMK m. 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasında değerlendirmeye alınabilir.

Bir kişiyle sık veya uzun süreli telefon görüşmeleri yapılması, tek başına cinsel ilişkinin gerçekleştiği sonucunu doğurmaz. Bununla birlikte görüşmelerin olağan açıklamasının bulunmaması, özellikle belirli saatlerde sürekli ve karşılıklı biçimde gerçekleşmesi veya diğer delillerle birlikte anlam kazanması, güven sarsıcı davranış iddiasını destekleyebilir. İş, aile, sağlık veya sosyal ilişkilerden kaynaklanan görüşmeler de dikkate alınmalı; yalnızca arama sayısından hareketle kusur yüklenmemelidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli, 2020/2549 E., 2020/3717 K. sayılı kararında, erkeğin başka kadınlarla telefon görüşmeleri yaparak güven sarsıcı davranışta bulunduğu kabul edilmiştir. Daire, bu davranışı dosyada belirlenen diğer kusurlarla birlikte değerlendirmiş; eşit kusur kabulünü isabetli bulmayarak erkeğin ağır kusurlu olduğuna işaret etmiştir. Karar, telefon kayıtlarının kusur değerlendirmesini etkileyebileceğini göstermektedir; her telefon görüşmesinin sadakatsizlik sayılacağı biçiminde yorumlanamaz.

Yargıtay kararlarında eksik inceleme sorunu

Telefon kayıtlarının dosyaya ulaşması incelemenin tamamlandığı anlamına gelmez. Talep edilen dönemin kapsanıp kapsanmadığı, görüşülen numaraların kime ait olduğu ve kayıtların iddiayı nasıl etkilediği araştırılmalıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.06.2022 tarihli, 2022/3734 E., 2022/6108 K. sayılı kararında, zina iddiasıyla iki yıllık telefon kayıtlarının incelenmesi istenmiş olmasına rağmen yalnızca iki aylık dökümler üzerinden hüküm kurulması yeterli görülmemiştir. Daire, ilgili dönemin incelenmesini ve olağan dışı görüşmeler yapılan numaranın kime ait olduğunun araştırılmasını gerekli bularak kararı bozmuştur. Buradaki iki yıllık dönem, o davadaki talebe ilişkindir; bütün boşanma davaları için genel bir saklama süresi veya sorgulama sınırı değildir.

Aynı Dairenin 24.05.2021 tarihli, 2021/2985 E., 2021/3792 K. sayılı kararında ise operatörün gönderdiği şifreli CD’deki kayıtların incelenip incelenmediğinin açıklanmaması ve delile neden itibar edildiğinin ya da edilmediğinin gerekçede tartışılmaması bozma sebebi sayılmıştır. Bu karar, delilin dosyada bulunması kadar değerlendirilmesinin de gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.

Hukuka aykırı elde edilen kayıtların durumu

HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller, bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Delilin doğru bilgi içermesi veya boşanma davasında kullanılmak istenmesi, elde etme yöntemindeki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz.

Evlilik, eşlerden birine diğerinin telefonuna casus yazılım yükleme veya hesaplarına izinsiz erişme yetkisi vermez. Anayasa Mahkemesi, B.Y. başvurusunda eşin telefonuna yüklenen casus yazılımla elde edilen verilerle ilgili ceza yargılamasını incelemiştir. Mahkeme, eşlerin birbirlerine karşı özel hayat alanı bulunmadığı sonucunu doğuran yaklaşımı anayasal güvencelerle bağdaşmaz bulmuş; kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. AYM, B.Y., B. No 2018/30296, 07.09.2021, §§ 42–46.

Bu karar doğrudan aile mahkemesinin bütün deliller hakkında nasıl hüküm kuracağını belirleyen bir karar değildir. Bununla birlikte, “boşanma davasında kullanacağım” gerekçesinin kişisel verilere hukuka aykırı erişimi kendiliğinden meşru kılmadığını göstermektedir. İzinsiz erişim veya gizli takip, delilin değerlendirme dışı kalmasının yanında, eylemin özelliklerine göre ceza sorumluluğunu da gündeme getirebilir.

Kayıtlar değerlendirilirken dikkat edilmesi gerekenler

Abonelik bilgisi ile hattın fiilî kullanıcısı her zaman aynı olmayabilir. Hat başkasının adına kayıtlıysa, ilgili tarihte kim tarafından kullanıldığının da açıklığa kavuşturulması gerekir. Benzer biçimde, cevapsız arama ile gerçekleşmiş görüşme veya tek yönlü ısrarlı arama ile karşılıklı iletişim aynı şekilde değerlendirilemez. Karşı tarafın kayıtların aidiyeti, kapsamı ve anlamına ilişkin açıklamaları da incelenmelidir.

Gerekli teknik inceleme bilirkişi aracılığıyla yapılabilir. Ancak verilerin teknik olarak çözümlenmesi ile zina veya kusur hakkında hukuki değerlendirme yapılması farklı işlerdir; HMK m. 266 uyarınca hukuki nitelendirme mahkemeye aittir.

Geçmişe dönük hangi kayıtların getirilebileceği, talep edilen veri türüne, ilgili döneme ve kayıtların hukuken ve fiilen bulunabilirliğine bağlıdır. Telefonun arama listesinin cihazdan silinmesi, operatörde bulunan trafik kaydının da silindiği anlamına gelmez. Buna karşılık, istenen bütün eski kayıtların mutlaka mevcut olduğu da varsayılamaz. Bu nedenle delil talebi geciktirilmemeli ve gelen cevabın kapsamı kontrol edilmelidir.

HTS kayıtlarına dayanan bir iddia hazırlanırken, dökümde hangi görüşmelerin neden önem taşıdığı somut biçimde açıklanmalıdır. Kayıtlar; hukuka uygun diğer belgeler, tanık anlatımları ve olayların zaman sırasıyla birlikte ele alındığında sağlıklı bir değerlendirme yapılabilir. Delilin gücü, içerdiği veriler kadar bu verilerin ileri sürülen olayla kurduğu bağlantıya bağlıdır.

Kaynaklar

Yargıtay kararları, resmî karar arama ekranında daire, esas ve karar numarasıyla sorgulanabilir.

İlgili yazı

Boşanma davalarında WhatsApp mesajlarının delil niteliği